21 Aralık 2018 Cuma

SEN GÜL BE AYSER

Sen inatla gül be kadın.!

Karanlıklar aydınlanıyor,

sanki ufak bir tebessümünle.

Ay kaçar sen gülünce,

güneş utanır doğmaya.

Karadeniz sakinleşir,

Ve saçlarına dokunur rüzgâr ılık bir meltemle.

Gülüşün senin, bir güzele yazılmış şiir misali.

Çekingen, ama edepli.

Ama ilk defa yazar gibi hevesli.

Gülüşün var ya,

Gülmeyi unutanlara ders verir müfredat misali.

Sen hep gül, gülüşü güzel kadın,

Kırılan kalplerin,

Ezilen insanların

Ve terk edilmişlerin intikamını alırcasına gül.

Kimsesiz kalmış bir yetimin feryadını saklar gibi gül,

Akan her bir yaş için gül be Ayser.!!!

12 Aralık 2018 Çarşamba

ULTRA TEMİZLİK

Bir insandan bir şey öğrenemiyorsan, o kişi hayatında gereksizdir.

Bu kadar basit.
Muhatabın, sana bir şey katmalı, seni büyütmeli.
Senden de bir şeyler öğrenmeli.
Algıları kapalı, beyinleri dar kimilerinin.
Ne konuşabilirsin, ne dertleşebilirsin, bir adım yol alamazsın.
 Kendi bildiği doğruyu, tek doğru kabul ederler.
 Sen yoksun zaten onun için,
 Her şey onun mükemmel beyninden ibaret.
Böylelerini “ULTRA TEMİZLİK” adı altında çıkarın hayatınızdan.
Sıkılıp çıkaramadığım zamanlarda ben çıktım o hayatlardan.
Çıkardım; bir yere gittiğimizde cebinde akrep olduğunu düşündüğüm  insanları.
Çıkardım; yardıma çağırdığında iki elim kanda olsa koştuğum ve
yardıma çağırdığımda, yani çağırmak istediğimde telefonu bile açmayanları.
Çıkardım; saatlerce derdini dinlediklerimi ve iki satır ağlamak istediğimde koşarak uzaklaşanları.
Çıkardım; negatif enerjisi olanları ve hep umudumdan somuranları.
Çıkardım; bencillikten burnunun ucunu görmeyenleri, sevmeyi bilmeyenleri, insan ayıranları, haksızı kollayanları.
Çıkardım; menfaatleri için etrafımda pervane dönenleri.
Bunca çıkarmadan sonra birtakım toplamaların olması gerektiğini neden hesap edemedim bilmiyorum ama pişman değilim.
Şu sanal ortam da dahi yüzünü hiç görmediklerimi,
benim bilmediğim bir satır yazısını okuyamadıklarımı,
 ya da benim karaladıklarımı okumayanları da çıkardım.
Hep çıkardım ve yine çıkaracak birilerini arıyorum.
Çıkmak için hayatımdan, yola girenlere geri dönmelerini söyleyin.
“Ultra temizlik” yaptım işin özeti.

9 Aralık 2018 Pazar

YAZDIRDIN BENİ

Dört mevsim ayrımsız kış uykusuna,
Yatmışken ne diye azdırdın beni.
Perde çektim gönlün her duygusuna,
Örtmüşken bak şimdi kızdırdın beni!

Donmuş bedenime karları, buzu,
Nasıl yaşıyorsa koyunla kuzu,
Kokuşmasın diye bastırdım tuzu,
Katmışken eritip sızdırdın beni!

Bir dönem inmişti zembille gökten,
Sonra yitirmişim hepsini birden,
Hislerin tümünü kazıyıp kökten,
Atmışken peşinde gezdirdin beni!

Sevgiymiş, tutkuymuş neyse ve sair,
Ne varsa içimde insana dair,
Geçmişte hepsini işlemiş şair,
Silmişken yeniden yazdırdın beni!

Ayser ÖZBAKIR

ATIŞMA, ARDAHAN/TRABZON

17 Kasım 2018 Cumartesi

TRABZON






Seni hangi yönden övüp anlatayım canım
Trabzon!




Hiç çaktırmadan,
sanki bir hayâl alemini tasvir ediyormuş gibi gözleri ve gönülleri okşayışını.

Sığdıramam seni sözlerime ve sayfalara
Trabzon!




Çevrende yeşerir
dağlar, bağlar yaylalar.




Güneşin şifa
yağmurun bereket verir.




Tatlıdır iklimin,
suyun, havana değer biçilemez.




Huzur yuvası
Trabzon!




Kokun sinmiş
üzerime delişmen misali.




Buram buram sen
kokuyorum,

 yeşil
yeşil sen bakıyorum,

 çağıl
çağıl sen akıyorum

 sevgili Trabzon.!!!





Ayser ÖZBAKIR

9 Mart 2018 Cuma

İFTİHAR EDİYORUM


Susarak söylüyorum kulak ver iyi dinle,
Yangınlara itildim, itiraf ediyorum.
Ateşlerin içinde, kül olmayan kendimle,
Yalana ne gerek var,  iftihar ediyorum.


Kadınlık şöyle dursun, (anne) idi tüm adım,
Sustuğum her cümlemi kurşunlara boyadım,
Titreyen ellerimle şakağıma dayadım,
İhaneti kutlayıp, intihar ediyorum.

Kendimi söver buldum doğurana, ebeme,
Çünkü; dünyanın yükü bindirildi tepeme,
Bütün sustuklarımı doldurarak heybeme,
Giderayak dünyadan intizâr ediyorum.

Ayser ÖZBAKIR