Sn RTÜK
yetkilileri;
Evlilik gibi
kutsal bir kurumun içini boşalttıkları için kaldırılması istenen “izdivaç”
denen programları kaldırmışsınız.
Eyvallah...
Ya onların yerine gelen toplumsal tahribata yol açan yeni programlar!
Vallahi-billahi,
“gelen gideni aratır” cinsinden anasını satayım.
Yine aile,
yine mahremiyet. Ve kimin çocuğu kimden arayışları.
Sizin
anlayacağınız; ar, haya ve utanma duygusunun yok olduğu programlarla zaman harcıyoruz şimdilerde.
Zaman
harcıyoruz çünkü; alternatif yok, yok işe!
Kendime özgü bir yapım var; düşünmeyenlerin yerine de düşünmek gibi meselâ, yemek bulup yiyemeyenlerin
yanında açmışım gibi güzel rol yapma gibi meselâ.
Sizlerin yerine de neler
yapılabiliri de düşünmekteyim fakat yetki sizde efendim.
Bu sezon başlayan
programların, bir öncekilerden olumlu tarafı var mı sizce?
Şahsım; kültür dejenerasyonuna sebebiyet verdiğidir. Bunu
yazarken kullandığım üslup belki ukalaca geliyor kulağa fakat; hissettiğim ve
söylemek istediklerimin zerresidir bu satırlar.
Sayın devlet yetkilileri, ya
da her kimse muhatap.
Bu ve benzeri programların
sosyal yozlaşmaya yol açtığını, aile yapısını bozduğunu duydunuz mu sahi?
Milletin gözü önünde reyting
adına, acımadan reklam malzemesi yapılan o insanlara yazık deil mi?
Son zamanlarda insanların doğal ve sıradan, olması
gereken yaşam çevreleri tarumar edildi. Dinlenmek, eğleşmek için hiç bir imkân
bırakılmadı, insanlar adetâ robot hâline getirildi. Karşımıza böyle bir dünya
çıkınca da, reyting için her şeyi yapan, görüntü cambazlığıyla “insanların beğenisini
kazandık” sanmayı başarı bilenlerin sayısı artarken “aile” denilen kurum
yara-pere içinde.
Görünen o ki; yasaklamalarla
aklanamaz olmuşuz.
Bendeniz buraya çizdim ve
benden günah giiti.
Ayser ÖZBAKIR
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder