Gelin şimdi, çeşitli nedenlerden dolayı doğuştan veya sonradan,
engelli olan kişilerin her fırsatta engelli olduklarının yüzlerine vurulmasından bahsedelim.
Buyrun şimdi, insanların engelli bireylere “zavallı” veya “acınası” olarak bakıldığı için yok ettiğimiz özgüvenlerinden bahsedelim.
Mesela, iş hayatında engelli bireylerin sadece yasal zorunluluk nedeniyle kadro doldurmak için tercih edildiğinden bahsedelim.
Mesela, hala engelli bireylere “özürlü”, “sakat” vb. kelimelerle hitap eden cahil sürüsünden de bahsedelim.
Vakıflar, dernekler bir iki yemek düzenleyip sosyal mesaj vermekten öteye gidemiyorken,
film yapımcısı sn Mustafa USLU’nun çok önemli bir başarısından bahsedelim “ÇİÇERO”
Engel veya engelli; kime, neye göre engel - engelli?
Engelli diye ötekileştirdiğimiz insanlar gerçekten engelli mi, yoksa senin benim tarafımdan engellenen mi?
Yani aslında kim olursak olalım engellilerin kolay bir hayatı var diyemeyiz.
Ama önemli olan bu engeli bir moral bozukluğuna dönüştürmemek.
Ezel’in ailesi olarak biz de hayal kırıklıkları yaşadık aslında.
Annesi (kızım) Ezgi’nin yorgun hissettiği ama asla mola vermediği nice günleri oldu.
Bir yerden umut kesildiği zamanlarda, başka bir yerden umut doğacağına inanarak büyüttük biz Ezel’i.
Gün oldu almış olduğu bir nefes için şükrettik.
Gün oldu bir hece, bir kelimesi için havalara uçuşurken, o cümle kurmaya başladı.
Gün oldu attığı her adımla bizi de peşinden sürükledi.
Bizi her gün, her yıl hep şaşırtmayı başardı Ezel.
Ve Ezel şimdi Türkiye’nin en önemli isimleriyle aynı
sahnelerde rol alarak bir film yıldızı oldu.
O benim kıymetlim, o benim biriciğim ve ilk göz ağrım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder